kutu kaplama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kutu kaplama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2012 Cuma

yok olduğuma bakmayın, boş durmuyorum...

çoğu zaman yazdığım gibi üzerimde birşey var hiç canım birşeyler yapmak istemiyor demeyeceğim. tersine bugünlerde ufak ufak bir sürü şey yaptım bazılarını haftada bir de olsa paylaşmaya çalışıyorum ama şimdi sizi aşağıda bir tutam güzellikler bekliyor. umarım sizde böyle düşünürsünüz deyip cuma cuma keyiflenirsiniz...
 ablamın bana uzun zamandır sorduğu sen bilirsin sende yokmu böyle kumaşlara yakın bir kumaş bularak ona diktiğim yastık kılıfı. yine yastık modeli olarak birşey yapmadım. düz diktim 4 kenarından. ama zaten kumaş yeter değil mi?
 uzun zamandır yapmak istediklerimden biri olan duvara çerçeveleri eşimin hadi demesiyle yaptık. sağolsun matkap işlerini hafta sonu hallettikten sonra ben de içine bir kaç birşeyle doldurdum. aslında bu duvara önce duvar kağıdı yapıp (sade birşey tabi) üzerine böyle çerçeveler düşünüyordum ama olsun bu da güzel sıkılınca da onu deneriz. her ne kadar çerçeveler yamuk gibi dursada böylelikle hobi odam güzelleşmeye devam ediyor.
ayrıntılara gelirsek; yazıyı inci yaptı, sarı ve saks mavi olanlar kart benim yaptığım çoook özel kartlardan, fotoğrafları söylemeye gerek yok herhalde, pembe çiçekleri de ben yapmıştım uzun zaman önce ekolin ile ve son olarak turkuaz fon da bildiğiniz dantel.(bir blogda görmüştüm)
inci'nin odasında daha önce paylaştığım çerçevelerin içini internette bir yerden aldığım çıktılarla değiştirdim. tabi bağlantıda kızımın eski evdeki somon duvarı görünmekte. şimdilerde pembe duvarımız.
 bunlarda benim yaptığım çook özel kartlardan iki tanesi. aslında genel olarak yeşili hemde böyle çimen yeşilini hiç sevmem. ama buradaki renk kombinasyonunu sevdim.sevmesem de bir zamanlar sevdiğime yapmışım?! belki bir ara bu kartlarımı da paylaşırım sizinle...
 mutfak abur cuburlarını koymak üzere dc-fix ile kaplanan kiler kutu (böyle koydum adını) pötikare olduğumdan süslemeye ihtiyaç duymadım böyle gayet iyi bence.
aslında buna birşeyler daha eklemeyi düşünüyordum ama fotoğraflamaya başlayınca atlamak istemedim. belki bir kurdele belki bir ufak broş tarzında bir süs ekleyebilirim.
 ve yine her banyoya girdiğimde ve üzerinde bulunan örtüyü yıkamam gerktiğinde yedeğinin olması gerektiği için dikmek istediğim bu örtüyü nihayet diktim. kumaşını belki hatırlarsınız daha önce kullandığım kumaştan arta kalan kumaşı da değerlendirmiş oldum.
burada bana ait birşey yok. sadece bir araya getirdim diyelim o da birşeyse... tabloyu ayılıp bayılarak hem de çok komik bir rakama english home'dan aldım. orası bir cennet sanırım. kozalakları da okul çıkışlarında eşim ve kızım topladılar sağolsunlar... hatta bazıları beyaza boyandı sprey boyayla ama daha yerlerini bulamadılar.

bu yazıya ilave olabilicek 2 kutu kaplamam daha var aslında ama onlar çok düz biraz süsleyip belki bir tık daha ekleyip öyle sizinle paylaşayım istiyorum.

şimdilik bu kadar. büyük parça dikişlere de devam ediyorum bu arada. onları da inşllah kısa zamanda tamamlayabilir ve paylaşabilirim sizinle.

9 Eylül 2011 Cuma

dün akşam kuzey-güney izlerken yaptıklarım

 kış sezonunu ve dizileri bir de arka odamda oturup belirli saat diliminde birşeyler yapmaya zaman yarattığı için de seviyorum açıkçası. çünkü başka türlü yani orada oturma zorunluluğunuz yoksa illa ki birşeyler çıkıyor ve bir işe başlayıp oturduğunuz yerde kalamıyorsunuz. en azından benim için geçerli bunlar...
üsttekiler artık parçaları ortadan kaldırmak amacıyla yapılmış şeyler. şimdilik ne olacakları belli olmasa da en iyisi bir saç bandına eklenmek olabilir sanki...
kot kumaşı geçen aldığım kotun paçasını kısalttığımda çıkan parçalardan
mor kumaşsa yiğene diktiğim mor etekten kalan parçalardan
eski hallerini çekmeyi unuttuğum bir çalışma daha, bir rulokat kutusu. ne zamandır kilerde beklemekteyken artık bunu yapmalıyım dediklerimden biri olarak kızımla beraber yaptık. çünkü onun olacak. öncelikle kutuyu tamamen beyaz dc-fix ile kapladıktan sonra inci'nin seçtiği kurdele ve bantlarla kapladık kutumuzu. o da kurdelelere uhu sürerken yardım etti bana
 bunlarda diğer kapladığım rulokat kutuları (demek rulokatı çok seviyormuşuz) gördüğünüz gibi benim kapladılarım gayet minimalist bir yapıda...bana beyaz olsun yetiyor.
mavi çiçekli olana biraz özenmişim ama değil mi?

bu arada kısaca kuzey-güney'den de bahsetmek gerekirse evet güzel, biraz abarttıkları kadar var. çekimlerini ve özellikle zerrin tekindor ve kıvanç tatlıtuğ'u da çok beğendiğimi eklemem lazım. yani aslında hepsi iyinin üstünde demek yanlış olmaz. 

16 Ağustos 2011 Salı

hafta sonu kaplayıverdim

yine uzun zamandır aklımda olan, her sabah dolabı açtıkça bunlarıda yapmalıyım bir boş anımda diye kendime söylendiğim bir sürü şeyden biri olan bu ayakkabı kutularını kaplama işini eskiye göre daha özensiz ve sırf öyle baskılı orjinal hallerini görünmesin diye yaptım.
biliyorum öyle harika şeylere benzemiyorlar ama en azından dediğim amaca ulaştılar.

 


27 Nisan 2011 Çarşamba

dün akşam dizi izlerken kaplayıverdim

 aynen başlıktaki gibi; işten gelince yemek, ortalığı toparlama, mutfağı toplama, inci'nin kıyafetlerini toplayıp ertesi gün giyeceklerini hazırlama, haftasonundan kalan çamaşırları toplama, katlama ve yerine yerleştirme gibi bir sürü akşamki rutin işlerimi halledip dizi izelemeye arka odaya çekilince yaptım bu kutuyu. hemde inci yattıktan sonra geç bir saatte. ne yapayım dizi izlerken canım çok sıkılıyor, hele ki arka odadaysam aklımda bir sürü olduğunu söylediğim projeler gel beni yap diye gözüme batıyor.
daha önce ki bir yazımda yazdığım dekorasyon işlerine devam ederken bazı gözüme takılan noktaları da düzeltiyorum. bu kutu yazıda gördüğünüz raftaki kutulardan soldaki. kağıdı fazla eskidiğinden ve yıprandığından değiştirdim ve diğeriyle aynı oldu ama olsun düzenli bir görüntü oldu.
 gördüğünüz gibi içinide bembeyaz kapladım tertemiz oldu. içinde ise bir değişiklik olmadı. aynı şeyleri barındırmaya devam ediyor.
ve son hali gördüğünüz gibi burada; yerine yerleşti...

13 Ekim 2010 Çarşamba

beyaz seri'ye devam

biliyorum sıkıldınız habire kutu kaplayıp duruyorum. üstelik hiçbir süsü, rengi olmayan kutular. o yüzden sadece fotoğraflarla sizi başbaşa bırakıp, bu kutumu beyaz seri'ye ekleyip bırakıyorum. sormak istedikleriniz olursa da elbette severek cevaplarım.

6 Ekim 2010 Çarşamba

beyaz seri

fotoğrafların böyle sarılık geçiriyormuş gibi çıkması beni sinir ediyor. ama yapabileceğim birşey yok malesef. daha önce yazdığım dekorasyon serisine devam ediyorum. yine çalışma odam için yaptığım küçük çöp kutusu ile o an diktiğim şeye ait dergi ve parça kumaşları koyduğum masaüstü kutumu tanıtıyorum bu sefer.
bu aşağıdaki çöp kutusu benim dikiş dikerken çok işime yarıyor.kutu sanırım bir iç çamaşırı kutusuydu. ben etrafını oluklu fon kartonu ile içini de bildiğimiz düz beyaz kağıt ile kapladım..
buradaki kutum ise önceki yaşamında bir ayakkabı kutusuydu. şimdi ise dikiş dikerken etrafın derli toplu durmasında bana yardımcı oluyor. bu kutumun da dışını ikea'dan aldığım paket kağıtlarından biriyle (yakından çektim çünkü el yapımı kağıtlardan) içini de yine düz beyaz kağıtla kapladım.
ve duvardaki rafımdan hatırlayacağınız kalemlik. gofret kutusu da bu şekilde bir değişime uğrayarak kalemlik haline geldi. yan kısımlarını alt ve üst kenarına kurdele geçerek beyaz dc-fıx ile, kapağını da yine beyaz oluklu mukavva ile kapladım.
aslında bazen düşünüyorum bu kadar ayrıntılı yazmama gerek var mı diye. yani insan bakınca anlamaz mı oluklu mukavvayı? ama yine de ben yazayım da ne olur ne olmaz diyorum. iyi mi diyorum hala kararsızım.

29 Eylül 2010 Çarşamba

dekorasyona da el atıyorum

geçen gece bunlarla uğraştım. geçen haftalarda ikea'da aldığımız raf ve panoyu eşim hafta sonu duvara monte etti. bana da üzerini düzenlemek kaldı. çalışma odamın her yerini beyaz yapmak istiyorum.o yüzden eski bilgisayarla ilgili ıvır zıvırın durduğu kutularımı değiştirip daha önce dvd filmlerin durduğu ama şimdi satılmak için çıkarıldığından boşalan kutulara koyup rafıma yerleştirdim. ayrıca bu beyaz kutuları tamamiyle kendimin yaptığınıda eklemeliyim. yani onlar boş bir ayakkabı kutusu değil ben onları mukavvaları birbirine ekleyerek meydana getirdim ve üzerini kapladım. kutuya bu kadar takığım yani, varın siz düşünün.
(bu arada en kısa zamanda magnet yapmalı veya almalıyım bu siyahlar kötü duruyor. ama resimler inci'nin ilk karalamaları: babasının portresi ve suluboya soyutlar)
aşağıdaki 3 kutuyu da geçen akşam şevke gelip yaptım. beyaz olunca hangi kağıttan yapayım, nasıl süsleyeyim diye düşünmeden çabucak yapıveriyorsunuz. aşağıdaki yuvarlak gofret kutusuyken kalem kutusu oldu. diğer enine kutu ise kızımın terlik kutusuyken kalem, not kağıtları, şarj gibi ıvır zıvırların olduğu bir kutuya dönüştü. kağıt bloknotluğu ise kağıt bloknotluğuyken sadece beyaza dönüştü. diğer ikisinin yapılışlarını da vereceğim ama bu kağıt bloknotluğu resmen elimde dandik bir şekilde 2 dakikada yapıldığından resim çekmek aklıma bile gelmedi. kısaca söz edecek olursak, sadece dış kenarlarını beyaz dc-fix ile kaplayarak yaptım.

rafımın sağ kısmı ise dekoratif birşeyler doldurmakla oluştu. şamdan paşabahçe'den hediye. yani paşabahçe'den değil eşimin iş arkadaşından paşabahçe markalı. ağırlık sandal da aynı şekilde. mavi kum saati ise çok eski babamın eczane eşantiyonlarından.
bu nasıl bir post oldu şimdi bilmiyorum ama evimize yeni taşındığımızdan ve evde düzen gerektiren hayli yerim olduğundan ve aynı zamanda hem bu gereklilikten hem de internette dekorasyonla ilgili birşeyler görmekten hoşlandığımdan artık bu konuya da el atıyorum. artık ne kadar yüzüm ak, başım dik olur göreceğiz...

28 Ağustos 2010 Cumartesi

banyoya da dondurma kutusu

daha öncede çoğu projede kullandığım dondurma kutularından yeni bir değerlendirme işiyle daha karşınızdayım. yeni birşey yok aslında daha önce yaptığım deterjan kutularının aynısı. sadece kapağın deseni değişik.

ama tam banyoya uygun oldu renkleri. zaten özellikle seçtim. çok bilinen bir dc-fix deseni kendisi.

bu kutuları banyoda ve mutfakta kullanmak için özellikle seçiyorum. ıslaklığa vb. gibi durumlara daha uygun olduğu için. aslında plastik olması kötü ama dediğim gibi en azından daha ucuza mal edilip değiştirilebilir. bir de daha çok sirkülasyonu olan birşey evde.
aşağıda da dc-fix'i el yordamı kesip kapağa yapıştırdıktan sonra kenarlarını kalemle çizip fazlalıkların atılışını görüyorsunuz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...