kurdele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurdele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2012 Pazartesi

mandal torbası 2

 
 daha öncede mandal torbası dikmiştim buradan gidebilirsiniz görmek isterseniz...ama o mandal torbasının kurdelesi tahriş olduğundan ve 2.ye onarmama rağmen iflah olmadığından bunu diktim bir ara. ama o kadar çok oldu ki ne ara diktiğimi hatırlamıyorum. farklı birşey aramadan eskisinden memnun olduğumdan işlevi önemli deyip aynen diğeri gibi diktim. tabi kurdele kısmını daha sağlamlaştırarak. aslında diğerine göre daha dar oldu ama kumaş parçası bu kadar olduğu için diretmeden bu da böyle olsun dedim...nasıl olmuş?

5 Mart 2012 Pazartesi

ben bu ev ayakkabılarını çok seviyorum...

  işte bir tane daha sonradan yaptığım danteli pek beğenmesemde oldu bir kere sıcacık giyiyorum en azından değil mi?
bunun daha önce diktiğim pembe olandan farkı ön kısmının daha kapalı olması. diğeri babet gibi olup daha hoş duruyor olsa bile bu da daha sıcak tutuyor. eh işlev daha ön planda bunun için

16 Ocak 2012 Pazartesi

magnet takvim

uzun zaman oldu.(hatta 1 sene oldu :))!! diyerek iğrenç bir espri olacağından emin olsam da demeden geçemeyeceğim) yılın ilk postuda böyle ufak birşey için oldu ama yılbaşına girildiği zaman yeni kararlar almak gibi bir gelenekten mi bilemiyorum dikişlerim son hızla ilerliyor. yani devamı gelecek inşallah...en azından 1 haftada 1 parça dikmek istiyorum. zira aklımda yapmak istediklerimden oluşan liste uzayıp gidiyor her yeni gün ve artık listenin başındakilere ''aaah o da vardı sahi'' diyerek hatırlıyorum.

marketten gelen (zaten aşağıda da yazıyor market adı) takvimli magnetleri göze daha hoş gelmesi için üzerindeki market fotoğrafının yerine birşeyler yaptım. buzdolabımızda ki ve çalışma odasındaki yerini aldılar.
 



19 Aralık 2011 Pazartesi

yeni ev ayakkabısı

 evet biliyorum artık bu polar kumaşı görmekten sıkıldınız; bir de beni düşünün. ama kumaş bitti neyse ki...
daha önce yaptığım ev ayakkabısı, patik, çetik her nasıl adlandırırsanız inci'nin öğretmenine gidince özendiğim için bir tane daha kendime yaptım. bu sefer iç astarını pijamama uygun olsun diye onun kumaşından yaptım.birde değişik kurdele fiyonkla işi bitirdim. ama bir sorun var ki o da arkasındaki lastiği yeterince sıkmadığımdan ayağımdan biraz çıkıyor. inşallah geri dönüp düzeltirim birgün. geri dönmeyi,sökmeyi hiç sevmiyor çünkü bünyem. ama bir taraftan da beni çok sinir ediyor. bakalım...


5 Ekim 2011 Çarşamba

ilham böyle birşey olsa gerek

her zamankinden uzun bir başlık attım ama tam da yazacağımın bununla alakası olduğundan.
2 hafta önceki ist. ziyaretimden bana miras bir çok kumaş kaldı ve sıkı bir indirim alışverişi. her zaman ist.'a gidemediğimden indirimde almak istediğim ne varsa aldım diyebilirim. tabi asıl ziyaretim kadıköy salı pazarı olduğundan oradan da elim boş çıkmadım; ablamda sağolsun. çünkü eve geldiğimde baktım ki aldığım kumaşların yarısı onun!!. neyse dikeceğiz artık.
böylelikle ist. ziyaretinden 2-3 post çıkmış oldu .alışveriş, kumaş, dikilenler vs....
işte bu sebepten ötürü artık çok akşamımı düzenli olarak dikiş odamda geçiriyorum. ama geçen gece saat 10'dan sonra (inci uyuduğu için 10'dan sonra dikiş makinasını kullanmayacağım işler yapıyorum) birden aklıma gelen bu bileziği yaptım. evet biliyorum muhteşem birşey değil ama gayet sade ve basit olmasına rağmen bence çok hoş oldu. kışın siyah ve diğer koyu renklerle gayet rahat kullanılabilir. yani insan yapmak isteyince ve kafada olayı bitirince olmayacak şey yok gibi...
darısı diğer bekleyen projelerin başına...

bunu kullandığım kombinim burada yani bir nevi giyilmiş hali

16 Eylül 2011 Cuma

broş

artık kumaşlardan yapılan bir broş, çok başarılı olmasa da arka görünüm ve kullanış ityaibariyle; neden? çünkü şu heryerde gördüğümüz arkaya yaptığım keçe ve ilgeçli iğne (adı bu mu? yazarken baya düşündüm, doğrusunu bilen varsa ne olur yazsın) ikisi de broşe göre küçük kaldı. ve ağırlıkta eklenince, takınca biraz yerçekimi kanununa maruz kalıyor ne yazık. düzeltilmez mi? düzeltilir ama kimbilir ne zaman?
alttaki yeşil bluz da yeni bitti bir daha ki postta gelecek...

9 Eylül 2011 Cuma

dün akşam kuzey-güney izlerken yaptıklarım

 kış sezonunu ve dizileri bir de arka odamda oturup belirli saat diliminde birşeyler yapmaya zaman yarattığı için de seviyorum açıkçası. çünkü başka türlü yani orada oturma zorunluluğunuz yoksa illa ki birşeyler çıkıyor ve bir işe başlayıp oturduğunuz yerde kalamıyorsunuz. en azından benim için geçerli bunlar...
üsttekiler artık parçaları ortadan kaldırmak amacıyla yapılmış şeyler. şimdilik ne olacakları belli olmasa da en iyisi bir saç bandına eklenmek olabilir sanki...
kot kumaşı geçen aldığım kotun paçasını kısalttığımda çıkan parçalardan
mor kumaşsa yiğene diktiğim mor etekten kalan parçalardan
eski hallerini çekmeyi unuttuğum bir çalışma daha, bir rulokat kutusu. ne zamandır kilerde beklemekteyken artık bunu yapmalıyım dediklerimden biri olarak kızımla beraber yaptık. çünkü onun olacak. öncelikle kutuyu tamamen beyaz dc-fix ile kapladıktan sonra inci'nin seçtiği kurdele ve bantlarla kapladık kutumuzu. o da kurdelelere uhu sürerken yardım etti bana
 bunlarda diğer kapladığım rulokat kutuları (demek rulokatı çok seviyormuşuz) gördüğünüz gibi benim kapladılarım gayet minimalist bir yapıda...bana beyaz olsun yetiyor.
mavi çiçekli olana biraz özenmişim ama değil mi?

bu arada kısaca kuzey-güney'den de bahsetmek gerekirse evet güzel, biraz abarttıkları kadar var. çekimlerini ve özellikle zerrin tekindor ve kıvanç tatlıtuğ'u da çok beğendiğimi eklemem lazım. yani aslında hepsi iyinin üstünde demek yanlış olmaz. 

14 Mayıs 2011 Cumartesi

perdeler 2

gelelim nasıl diktiğime;
anlayanlar için açıklamak gerekirse malesef ben kumaşın enini boy yapmak durumunda kaldığım için (yani çizgileri enine değilde boyuna kullanmak istediğim için) ortadan ekledim. ama bu eklemeyi sopaların arkasına getirdiğim için görüntüde sorun olmadı.
işte bu eklemeyi yaptıktan sonra kumaşımı serip yanlardan pencere boyutuna göre katladım. aşağıda iğneli katlanmış halini görüyorsunuz.
bu arada en ölçüsü pencerenizin iki kenarından 10 cm. dışarıda olarak, boy ölçüsünüde yaklaşık 3 mt. olarak alabilirsiniz.
 
bu katlamayı yapıp diktikten sonra alt kısmı da orada takacağımız sopanın kalınlığına göre kıvırıp dikiyoruz.
aşağıdaki fotoğrafta hem perde ucunun dikilmiş halini hem de yanda ince sopa için kıvrılıp dikilen yeri görebilirsiniz.
ince sopanın yerinin dikilmiş hali de ön taraftan böyle görünmekte ama ütüsüz olarak tabi...
ve tabi ki perdemizi kornişe geçirmek için bu perde halkalarının takıldığı (şimdi adını hatırlayamadım) kurdele tarzı birşeyi de perdenin boyunu ölçüp biçtikten ve katlayıp diktikten sonra aşağıda görüldüğü gibi ucuna dikiyoruz.
sonraki aşama küçük perde halkalarını sopalar için katladığımız kısmın her iki yanının arka tarafına dikmek. bu halkaları ekledikten sonra ince kurdelemizi bu halkalardan geçiriyoruz yukarıya doğru. 
aşağıdaki katların iki ucuna kenardan 5-6 cm. içeride dikilmiş halini görebilirsiniz.
en alt halkaya kurdeleyi düğümleyip sıralı şekilde yukarı doğru halkalardan geçirerek kurdeleyi yukarıya çıkarıyoruz.
işin püf kısmı ise kurdeleyi tutacak aparat perdenin ne tarafına gelecekse kurdeleleri o taraftan çıkarmak. bunu nasıl anlatacağımı bilemiyorum ama umarım fotolardan anlaşılır.iki kurdeleyi de yukarıya çıkardıktan sonra kurdelenin takılacağı aparat duvarda perdenin hangi tarafına gelecekse diğer taraftaki kurdele ucunuda bu tarafa getirip iki kurdeleyi birden bir kenardan aşağıya salıyoruz. aşağıdaki fotoğraflardan daha iyi anlayabilirsiniz zaten anlatmak istediğimi.
 ve işte perdemizin bitmiş hali (tersten de olsa);
 

11 Mayıs 2011 Çarşamba

perdeler

 nasıl başlayacağımı bilemedim; uzun zaman önce yaptığım birşeyi ancak sizinle paylaşabiliyorum o yüzdendir belki nereden başlayacağımı bilememem. 
bu perde aslında şubatta misafirlerim (ablamlar ve görümcemler) gelmeden hazır olsun telaşıyla bitmişti. ama o tarihten bu yana perde aparatı dediğim kurdeleleri sardığım şeyi bulamadığımızdan,yapamadığımızdan bugüne dek bekledi sizinle paylaşmayı. hatta bir sonraki nasıl diktim postundaki fotoğrafları sıralayıp atmıştım bile o tarihlerde. buradaki adreste bulunan perde dikimini görünce neden olmasın deyip başladım bu işi yapmaya. kumaşlarıda o dönem çalıştığım fabrikadan alınca (bedava); hatta katlamalı perde sopalarını da o zamanlar mutfağa perde diktirdiğim perdeciden elde edince (bedava) baya ucuza geldi; hatta masrafsız diyebiliriz!!
son görünümler aşağıda;
 bu arada perdelerin kaymaması için kornişe geçirirken perdenin ilk ve son yani iki uçtaki  halkalarını geçirmeden önce araya sabitleyici perde halkalarından geçirerek onları cama göre ayarlayıp yerini belirleyince iyice sıkıp sabitleyerek kendimce bir çözüm buldum. umarım iyi açıklayabilmişimdir. yani 2 parça perde için 4 tane sabitleyici perde halkasıylada bu işi çözmüş oldum. hesaba katamadığım perdenin en üstündeki kısmına da bir katlama yapıp sopa geçirmekti. çünkü sizde resimden farkedebilirsiniz ki en üstte kurdeleleri çektiğim için içe doğru bir eğilme yapıyor. ama bu kadar kusur olur yani değil mi?
şimdilik aklıma başka birşey gelmemekte; eğer sizin aklınıza birşey gelirde takılırsanız mail atabilirsiniz rahatlıkla...
 
 
 perde aparatı dediğim şey de aşağıda; hatta koçtaş ve bauhaus'ta bile ararken çalışanlara bu şekilde bahsettim. sanırım kendine ait bir ismi yok?.

10 Mayıs 2011 Salı

mor etek

 yine biraz yanlış bir uygulama oldu kumaş itibariyle ama son hali fena değil; umarım rahatlıkla giyilebilir.
burdada yazlık ketenden bir etek olan bu modeli ben kışlık olarak düşündüm ve özellikle modeli verebilmesi için dökümlü bir kumaş aradım ama tabi kışlık kalın bir kumaş olup büzgüsüde fazla olunca kemer kısmını dikmek pek kolay olmadı. ama olduğu kadarı bu işte...
bu eteği yiğenime bu kışlık dikmeyi planlamıştım ama kumaşı aldıktan sonra girdiğim duraklama dönemine denk geldiğinden anca bitebildi ve artık ne yazık seneye giyebilecek; beğenirse tabii. ama çokta üzülmüyorum o da yeterince giyemezse arkadan gelen yiğen ve inci bunun hakkını verirler.
tabi henüz yiğene ulaşmadığından modellik fotoğraflarımız yok. ulaştığında da umarım unutmam...
 model burdanın 2010 mayıs sayısındaki 149 nolu model. burdadaki halleri;

27 Nisan 2011 Çarşamba

dün akşam dizi izlerken kaplayıverdim

 aynen başlıktaki gibi; işten gelince yemek, ortalığı toparlama, mutfağı toplama, inci'nin kıyafetlerini toplayıp ertesi gün giyeceklerini hazırlama, haftasonundan kalan çamaşırları toplama, katlama ve yerine yerleştirme gibi bir sürü akşamki rutin işlerimi halledip dizi izelemeye arka odaya çekilince yaptım bu kutuyu. hemde inci yattıktan sonra geç bir saatte. ne yapayım dizi izlerken canım çok sıkılıyor, hele ki arka odadaysam aklımda bir sürü olduğunu söylediğim projeler gel beni yap diye gözüme batıyor.
daha önce ki bir yazımda yazdığım dekorasyon işlerine devam ederken bazı gözüme takılan noktaları da düzeltiyorum. bu kutu yazıda gördüğünüz raftaki kutulardan soldaki. kağıdı fazla eskidiğinden ve yıprandığından değiştirdim ve diğeriyle aynı oldu ama olsun düzenli bir görüntü oldu.
 gördüğünüz gibi içinide bembeyaz kapladım tertemiz oldu. içinde ise bir değişiklik olmadı. aynı şeyleri barındırmaya devam ediyor.
ve son hali gördüğünüz gibi burada; yerine yerleşti...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...